Havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 2024’e göre yüzde 6,7 artarak 2025’te 5,2 milyarı aşacak. Havacılık sektörü de bu bağlamda, başlayan yeni sezon için planlamalarını yaptı. Rekorlarla geçecek bir yıl öngörülse de bazı sektör olumsuzlukları havayolları üst yönetimlerini korkutuyor. Sektör sıkıntıları nedeniyle meydana gelecek olumsuzluklar havayollarını öngördükleri rakamlardan uzaklaştırabilir.
Sektör paydaşları yoğun sezon için yeni uçak alımları, filoya kiralık uçak desteği, personel sayısı artırma ve havalimanlarıyla operasyonel ortak çalışma gibi birçok konuyu en ince detayına kadar değerlendirdi. Ancak hesapta olmayan ve olası ortaya çıkabilecek zorluklar operasyonların istenilen şekilde yapılamamasına neden olabilir. Bu kapsamda havalimanı yöneticilerini ve havacılık sektörü paydaşlarını düşündüren zorlukları Haber Aero olarak değerlendirdik.
Savaş ihtimalleri
Son dönemlerde küresel çapta yaşanan bazı savaşlar havayollarının hem hava sahalarında zorluklara hem de savaş çıkan bölge ve çevresindeki noktalara yapılan seferlerin iptal edilmesine yol açıyor. Ukrayna-Rusya savaşı sonrası başlayan bu zorluklar İsrail-Hamas arasında yaşanan çatışmalarla birlikte dünya genelinde büyük operasyonel sıkıntılara neden oldu. Yoğun sezonda bu bölgelerdeki gerilimin artması ve başka ülkeler arasında yaşanacak sorunlar da havayolu ve havacılık sektörü yetkililerini korkutuyor.
Motor sorunları
Türk Hava Yolları ile birlikte dünyada çeşitli havayollarının filosunda bulunan 1400’ yakın Airbus A320 ve A321uçaklarında kullanılan Pratt & Whitney PW1100G motorlarında önemli sorunlar ortaya çıktmıştı. Küresel ölçekte 300’e yakın uçak uçak motor sorunu sebebiyle yerde yatmaya devam ediyor. Bir yandan motorlar servis dışı kalıyor. Diğer yandan bakım süresi gelen motorlar da kısa sürede bakımdan çıkamayınca motor yüzünden yerde yatan uçak sayısı artıyor. Sorun Airbus’ın A320 ve A321 ailesi uçaklarında değil, kullandığı uçak motorlarında. Mesela Türkiye’de Pegasus Havayolları bu model uçaklarda Amerika -Avrupa ortak üretimi CFM LEAP-1A motor kullandığı için sorun yaşamıyor. Aynı şekilde THY gibi bu model uçaklarda Pratt & Whitney motor tercih eden dünyadaki tüm havayolları ise maalesef problemlerle uğraşıyor. Havayolu yöneticileri de motor sorunu nedeniyle yerde yatan uçaklarından faydalanamıyor ve bu durum yeni sezona girişte havayolu yöneticilerini düşündürüyor.
Pilot ve kabin ekibi açığı
Artan uçuş talebi ve yolcu rakamları hem pilotları hem de kabin ekiplerini en üst uçuş saatlerinde çalışmalarına neden oluyor. Pilot ve kabin ekibi açığı havayollarını tecrübesiz ve hata riski yüksek olan ekiplere yönlendiriyor. Ekipler yoğun sezonda dinlendirilemiyor. Havayolları da bu konuda hem kendi eğitim okullarını kuruyor hem de yurt dışında kokpit ve kabin ekibi ilanları yayınlıyor. Prosedürlere uygun uçmak ve sivil havacılık kurallarına uyarak operasyon icra etmek havayollarını zorluyor. Şirket yöneticileri yoğun sezon için kokpit, kabin ekibi ve uçak kiralama sistemlerine gitmek zorunda kalıyor.
Uçak teslimatı sıkıntısı
Sektörün genelinde yaşanan tedarik zinciri sorunları rakibi Boeing gibi Airbus’ın da üretim ve uçak teslimi tarafında canın sıkıyor. 2018’de 1.813 uçak teslim edilirken, 2024 yılında bu sayı 1.254’e düştü. 2025’te teslimatların 1.802’ye çıkması bekleniyor, ancak bu bile hedeflerin oldukça altında. Rakamlar böyle olunca havayolu yetkilileri de uçak üreticilerine sipariş ettikleri uçakların teslimatlarının zamanında yapılması konusunda baskı yapıyor. Özellikle yeni sezon öncesi üreticilerden gelecek yeni uçakların tarihlerinin ötelenmemesi nedeniyle ilgili birimlerle güncel olarak görüşmeler gerçekleştiriliyor.
İklim değişikliği ve hava koşulları
Geçtiğimiz yıl özellikle Avrupa’da yaz döneminde yağan doluları, hiç düzelmeyen ve kış gibi geçen hava koşullarına şahit olmuştuk. Bu durum birçok uçuş iptali ve rötarı beraberinde getirmiş, operasyonlar aksamıştı. Bunun yanı sıra değişen hava koşulları nedeniyle yaşanan türbülanslar da havayolları ve yolcularını korkutup tercih değişikliklerine neden oluyor. Öte yandan İklim değişikliğiyle beraber hava akımları yani jetler de kuvvetlenmeye başladı. Şiddetleri arttı. Jet “S” şeklinde kıvrılmaya başladı. Bunun neticesinde batıdan doğuya doğru, hava akımlarına karşı uçuşlar da yüzde 80 oranında uzamaya başladı. Havada seyahatin uzaması havayolları için ekstra maliyet oluşturuyor. Bu nedenle havayolu yöneticileri de iklim değişikliği nedeniyle etkilenecek operasyonları nedeniyle endişe duyuyor.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.