DHMİ’de gerçekleştirilen maaş promosyonu ihalesi, sendikanın düşük teklif ve rekabetin oluşmadığı gerekçeleriyle yaptığı itirazların ardından tartışmaya açıldı. Sendika, ihalenin iptali için hukuki ve idari başvuru yapacağını açıkladı.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen maaş promosyonu ihalesine yönelik sendikal tepkiler devam ediyor. İhalenin Vakıfbank’ın kişi başı 100 bin TL ve 3 yıllık teklifinin kabul edilmesiyle sonuçlanmasının ardından, Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTK-SEN) sürecin iptal edilmesi çağrısında bulundu.
HTK-SEN’den yapılan açıklamada, ihalenin çalışanların maaş ortalamaları, kurumun nakit hacmi ve güncel ekonomik koşullar göz önüne alındığında yetersiz olduğu belirtilerek, ortaya çıkan sonucun piyasa koşullarıyla uyumlu olmadığı vurgulandı.
Konuya ilişkin HTK-SEN’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Bugün Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen maaş promosyon ihalesi, ne yazık ki kurum personelinin ekonomik beklentilerini karşılamaktan uzak kalmış, piyasa gerçekleriyle bağdaşmayan bir tablo ile sonuçlanmıştır.
İhale sonucunda; Vakıfbank tarafından nihai olarak verilen teklif, DHMİ personelinin maaş ortalaması, kurumun nakit akış hacmi ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında son derece yetersiz ve kabul edilemezdir. Sendika olarak, bu süreçte gözlemlediğimiz ve personelimizi mağdur eden şu hususlara dikkat çekmek istiyoruz:
“Sadaka” niteliğinde bir rakamı reva görmüştür”
1. Ekonomik Gerçeklikten Uzak Teklif
DHMİ, nitelikli personeli ve yüksek bütçeli operasyonları ile Türkiye’nin en stratejik kurumlarından biridir. Personel maaş ortalamaları ve nakit akışı göz önünde bulundurulduğunda, bankaların sunduğu teklifin matematiksel ve iktisadi gerçeklere aykırı olduğu aşikardır. Bankalar, kurum personelinin maaş hacminden elde edecekleri devasa kârı görmezden gelerek, personele “sadaka” niteliğinde bir rakamı reva görmüştür.
“Zimni bir anlaşma” olduğu şüphesini kuvvetlendirmektedir”
2. Rekabetin Oluşmaması ve Zımni Anlaşma Şüphesi
İhaleye katılan diğer 4 bankanın, ihaleyi kazanma niyeti taşımayan, ciddiyetsiz ve göstermelik teklifler sunması ihale sürecine gölge düşürmüştür. Yıllardır ihalenin aynı bankada kalması ve diğer bankaların rekabetten kaçınan tavırları, sektörde “zimni bir anlaşma” olduğu şüphesini kuvvetlendirmektedir. Bu durum, serbest piyasa koşullarının ihlal edildiğini ve rekabetin kasıtlı olarak engellendiğini göstermektedir.
“İhaleyi iptal etmeye davet ediyoruz”
3. Hukuki ve İdari İtiraz Sürecini Başlatıyoruz
Sendika olarak, üyelerimizin ve tüm DHMİ çalışanlarının hakkını masada bırakmayacağız. Bu kapsamda atacağımız adımları ve taleplerimizi ilan ediyoruz:
• İhale Komisyonuna Çağrı: Kurum yetkililerini, personelin aleyhine olan bu düşük teklifi onaylamamaya ve ihaleyi iptal etmeye davet ediyoruz.
“Suç duyurusunda bulunulacaktır”
• Rekabet Kurumu Başvurusu: İhaleye katılan bankalar arasında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesine aykırı olarak “uyumlu eylem” veya “kartel” benzeri bir yapı oluştuğu şüphesiyle Rekabet Kurumu’na suç duyurusunda bulunulacaktır. Bankaların anlaşmalı olarak fiyat kırması veya pasif kalması hukuken suçtur.
• Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık): Süreçte kamu yararı ilkesinin gözetilmediği gerekçesiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuru yapılacaktır.
Bankaların kâr hırsına, personelin emeğini kurban etmeyeceğiz. Sürecin yakınen takipçisi olacağız ve her platformda mücadelemizi sürdüreceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.












