ABD merkezli savunma şirketi RTX Teknoloji Araştırma Merkezi’nde Yeni Nesil Uyarlanabilir Tahrik (NGAP) programı kapsamında geliştirilen motorun dijital bir modelinin çalıştırıldığı açıklandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, RTX Teknoloji Araştırma Merkezi‘ndeki bir ekip, uyarlanabilir bir motor için bir mimariyi temsil eden dijital bir modeli çalıştırdı; bu motor, daha fazla hız veya yakıt verimliliği sağlamak için isteğe bağlı olarak değişebiliyordu. Yüzlerce dijital sensör, performansının çeşitli yönlerini takip etti. Ardından, ekip rastgele birini kapattı. Normalde, hangisinin kapatıldığını ve neyi ölçtüğünü belirlemek saatler sürerdi. Dijital tasarım, ekibin bunu dakikalar içinde yapmasını sağladı. Yeni yaklaşımın avantajı açıktı.
Pratt & Whitney‘in uyarlanabilir programlar için doğrulama şefi Alan Seipt, “Bunun yeteneğinden dolayı büyük bir heyecan oluştu. Bu sadece birinin kafasında veya bağlantıları bulmak için sayfalarını çevirmeniz gereken bir sürü tozlu klasörde kalmıyor. Bu dijital bir araç ve birkaç düğmeyle nerede olduğunuzu anlayabilir ve gerçek kararlar verebilirsiniz” dedi.
Pratt & Whitney’in Yeni Nesil Uyarlanabilir Tahrik (NGAP) programını yöneten Alex Johnson ise, “Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın herhangi bir yerindeki savaşlarda eşitlikle ilgilenmiyor. Gerçekten hava üstünlüğü ve hava hakimiyeti yaratmayı hedefliyorsunuz ve bunu da potansiyel rakiplerinizden en az birkaç yıl, tercihen on yıllarca önde kalarak yapıyorsunuz” diye konuştu.
ABD merkezli motor üreticisi Pratt & Whitney, geleceğin savaş uçakları için geliştirilen adaptif motor programında dijital mühendisliği merkeze alarak geliştirme sürecini hızlandırıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, çatı kuruluşu RTX Corporation bünyesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, tamamen dijital ortamda tasarlanan XA103 prototip motoruyla dikkat çekiyor.
ABD Hava Kuvvetleri’nin de yakından takip ettiği program, hava üstünlüğünü uzun yıllar sürdürmeyi hedefleyen yeni nesil adaptif motor konseptine dayanıyor.
Adaptif motor nedir?
Bugüne kadar savaş uçaklarının motorları belirli görev ihtiyaçlarına göre optimize ediliyordu. Örneğin:
- Hayalet (stealth) uçak motorları radar görünürlüğünü azaltmaya odaklanırken,
- Taarruz uçakları maksimum itki üretimine göre tasarlanıyordu.
Adaptif motorlar ise uçuş sırasında ihtiyaçlara göre kendini yeniden yapılandırabiliyor. Yani, gerektiğinde yüksek itki, gerektiğinde yüksek yakıt verimliliği moduna geçebiliyor.
Pratt & Whitney’nin geliştirdiği XA103, ABD Hava Kuvvetleri’nin Next Generation Adaptive Propulsion (NGAP) programı kapsamında, geleceğin hava üstünlüğü platformlarına güç vermeyi amaçlıyor.
Tamamen dijital ortamda tasarım
XA103, şirket tarihindeki ilk tamamen dijital ortamda tasarlanan motor olma özelliğini taşıyor. Geleneksel yöntemlerde yüzlerce tedarikçi ve binlerce mühendis farklı yazılımlar ve hatta basılı dokümanlarla çalışıyordu. Bu durum veri bütünlüğünü ve iletişimi zorlaştırıyordu.
Yeni dijital iş birliği ortamı sayesinde:
- Tüm mühendislik verileri tek bir platformda toplanıyor,
- Gerçek zamanlı analiz yapılabiliyor,
- Hatalar erken aşamada tespit ediliyor,
- Karar alma süreçleri hızlanıyor.
Örneğin dijital model üzerinde yüzlerce sensörün simülasyonu yapılabiliyor ve sistemde rastgele bir sensör devre dışı bırakıldığında, hangi veriyi ölçtüğü dakikalar içinde tespit edilebiliyor.
Model tabanlı sistemler ve tedarik zinciri
Programın önemli bir ayağını 3D model tabanlı sistemler oluşturuyor. Üretim ve kalite kontrol verileri artık klasik teknik çizimler yerine dijital modeller üzerinden yürütülüyor.
Bu yaklaşım sayesinde:
- Tedarikçiler veriyi yeniden oluşturmak zorunda kalmıyor,
- Çeviri hataları azalıyor,
- Siparişten teslimata kadar geçen sürenin yarıya inebileceği öngörülüyor.
Şirket ayrıca dijital üretim hatlarıyla otomasyonu artırarak motor üretim sürecini hızlandırmayı planlıyor.
F-22 deneyiminin yeniden inşası
Pratt & Whitney, 1990’larda F-22 Raptor için geliştirilen F119 motorunda ABD Hava Kuvvetleri ile yakın bir iş birliği yürütmüştü. Yeni programda dijital araçlar sayesinde bu iş birliğinin daha ileri taşınması hedefleniyor.
ABD Hava Kuvvetleri, güvenilirlik ve performans açısından çıtayı yükseltmek isterken, şirket de geliştirme süresini kısaltmayı amaçlıyor. Motorun yer testlerinin 2020’lerin sonlarında yapılması planlanıyor.
Stratejik önemi nedir?
Adaptif motor teknolojisi; daha uzun menzil, daha yüksek itki, gelişmiş ısıl yönetim ve artan görev esnekliği gibi avantajlar sunarak geleceğin savaş uçaklarının temelini oluşturacak.
Uzmanlara göre dijital mühendislik, sadece bir tasarım yöntemi değil; aynı zamanda savunma sanayisinde hız, maliyet ve güvenilirlik açısından stratejik bir dönüşüm anlamına geliyor.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.












